
Geleceğin Esnaflarına Ahilik Semineri
Tarih: 15.10.2008 Saat: 09:34 Konu: Diğer Haberler
ahilik-semineri-2008Erzincan Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen ahilik haftası etkinliklerinin ikinci gününde Endüstri Meslek Lisesi öğrencilerine ahilik hakkında konferans verildi.
Erzincan Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği’nin organizasyonu Erzincan Ticaret odası ve Ticaret Sanayi il Müdürlüğü ile bazı kurum ve kuruluşların desteğiyle bu yıl ilki düzenlenen ahilik haftası etkinlikleri çerçevesinde dün Endüstri Meslek Lisesi’nde öğrencilere yönelik seminer düzenlendi. Çıraklık eğitim merkezi öğrencilerinin de katıldığı konferansa konuşmacı olarak katılan Erzincan Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Suat Yıldırım, Ahilik hakkında katılımcılara bilgiler verdi.
Erzincan Vali Yardımcısı Ayhan Akpay, Ticaret ve Sanayi il Müdürü Ruhi Akman, Esnaf Odaları Birlik Başkanı Necmettin Ünal, Ticaret Odası Başkanı Aydın Yalvaç, bazı kurum müdürleri ile sivil toplum kuruluş temsilcileri ile öğrenciler katıldı.
Konferansta; ‘Ahi Evran Veli Kimdir?’ konulu konferans veren Yrd. Doç. Dr. Suat Yıldırım; konuşmasına Ahilik Tarihçesi ile başladı. Ahîliğin ortaya çıkışını ve Anadolu'da yayılışını kavrayabilmek için, Türklerin, islâm'ı din olarak benimseme zamanına bölgelerine bakmak gerektiğini söyleyen Yıldırım; “1040 yılında Dandanakan muharebesinden sonra Selçuklular, islamı yayma hareketinin bayraktarlığını almışlardır. Sultan Alparslan kumandasında Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu’ya gelen Türkler sadece Türk ve islam tarihinin değil dünya tarihinin akışını değiştirdiler.” Hatırlatmasında bulundu.
ANADOLU'DA YAYILIŞI
Konuşmasını sürdüren Yrd. Doç. Dr. Suat Yıldırım; “Anadolu Selçukluları döneminde, Anadolu'da yayılan ve Osmanlının kuruluşunda çok önemli rol oynayan Ahîler, sadece şehirlerde değil; kasaba, köyler ve dağ başlarında da faaliyette bulunmuşlardır. Şehirlerde kurdukları tezgahlar ve iş merkezleriyle devletin ekonomik ve ticari hayatına hakim olan Ahiler, kurdukları zaviyelerle de askerî faaliyetlerde de bulunmuşlardır.
Bütün bunlar; Ahî Evren'in Anadolu'ya gelmesiyle birlikte Ahilerin örgütlenmeye başladıklarını, ahi kurumlarının çok geniş bir alana yayıldığını, Selçuklular zamanında ekonomik ve ticârî faaliyetlerinin yanı sıra, askerî ve siyasî faaliyetlerde de bulundukları, Osmanlı Beyliği'nin kuruluşunda ve güçlenmesinde etkin rol oynadıklarını ortaya koymuştur.
AHi EVRAN
Tam adı Şeyh Nasreddin Mahmut el-Hoyî'dir. Hoyî nispetinden de anlaşılacağı gibi, Ahî Ahî Evren'in Evren aslen Azerî Türklerinden olup, Azerbaycan'ın Hoy kasabasındandır. Ahî Evren'in tahminî olarak Hictri 567 (Miladi 1175)'de Hoy'da doğduğu ve 93 yıl yaşadığı, büyük bir ihtimalle Türkmenlerin devrin Selçuklu sultanına karşı başlattıkları Kırşehir isyanında öldürüldüğü ifade edilmektedir.
Ahî Evren lakabı ile meşhur olan Şeyh Nasreddin Mahmut el Hoyî'nin çocukluğu ve ilk eğitim dönemi, memleketi olan Azerbaycan'da geçtikten sonra, Horasan'a giderek Fahrettin Razî'nin eğitim halkasına katılır ve ondan feyz alır. Fahrettin Razî'nin büyük kelâm âlimi olması, Şeyh Nasreddin Mahmud'un da eğitim halkasında Şer'i ilimleri öğrendiğini ortaya koymaktadır. ilk tasavvufî terbiyesini Horasan ve Maveraunnehir'de Yesevî dervişlerinden alır. Ahî Evren devrin Selçuklu sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından sevilmiş ve sultana yakın olmuştur. Onun isteği ile ibn Sîna'nın "Risale fi'n-Nefs'in Natıka" isimli eserini Farsça'ya çevirmiştir. Sultanın oğlu tarafından (II. Gıyaseddin) zehirlenerek öldürülmesinden sonra, Ahî Evren'in devrin sultanı ile münasebeti azalmıştır.
AHiLiK KÜLTÜRÜ
Ahilik felsefesi, temelleri 12’nci yüzyılda Kırşehir’de atılmış, daha sonra tüm Anadolu’ya yayılmış, izleri bugüne kadar süregelmiş kültürel, sosyal ve ekonomik bir oluşumdur. Ahilik kurumu mistik bir yol, bir tarikat olmakla beraber sosyal ve ekonomik yönden işleyen ve siyasal, askeri ve kültürel yönleri de bulunan bir toplum düzenidir. Ahilik, aynı zamanda sosyal hayat kadar ekonomik hayatı da yönlendiren ve günümüz koşullarında bile birçok ülkede gerçekleştirilememiş, adaletli, verimli ve son derece güzel bir sistemi Türk toplumuna kazandırmış bir kültürdür.
AHiLERiN KESiNLiKLE UYMAK ZORUNDA OLDUKLARI ALTI KURAL VARDIR:
Bu kurallara uymayanlar Ahi olamazlardı. Bu altı kural şu idi
Açık kurallar: Alnını açık tut. Kalbini açık tut. Kapını açık tut.
Kapalı kurallar: Dilini bağlı tut. Elini bağlı tut Belini bağlı tut.
erzincan24.com // Kemal ARDUÇ
|
|