24 Saat Erzincan 24 Saat haber
Anasayfa | Sitene Ekle | Video Galeri | Ana Sayfam Yap | Favorilere Ekle | Reklam | Künye Bayrak İnmez, Ezan Susmaz
 İşte MHP'nin Başkanlık İçin Aday Adayları - 18.11.2008, 09:50   Türk Telekom'dan Eğitime Büyük Destek - 18.11.2008, 09:30   TIR'ın Çarptığı Kadın Hayatını Kaybetti - 18.11.2008, 09:21   Kurt Saldırısı'nda Yaralanan Kadın Öldü - 18.11.2008, 09:16   3. Lig 4. Grupta 12.Hafta'nın Panoraması - 18.11.2008, 09:11   Beşiktaşlar'dan 9.Yılında Hediye Yağmuru - 18.11.2008, 09:07   Büyükfırat;Kızılay Kurban Bayramına Hazır - 18.11.2008, 08:50   Ekmekte Rekabet Ucuzluk Getirdi - 18.11.2008, 08:49   TESVAK Faaliyetleri Hakkında Bilgi Verdi - 18.11.2008, 08:45   Erzincan'da Altın Aramaları Devam Ediyor - 18.11.2008, 08:39  
En Çok Okunan Haberler
 İşte MHP'nin Başkanlık İçin Aday Adayları
 TIR'ın Çarptığı Kadın Hayatını Kaybetti
 Türk Telekom'dan Eğitime Büyük Destek
 Kurt Saldırısı'nda Yaralanan Kadın Öldü
 3. Lig 4. Grupta 12.Hafta'nın Panoraması
 Beşiktaşlar'dan 9.Yılında Hediye Yağmuru
 Büyükfırat;Kızılay Kurban Bayramına Hazır
 Ekmekte Rekabet Ucuzluk Getirdi
 TESVAK Faaliyetleri Hakkında Bilgi Verdi
 Erzincan'da Altın Aramaları Devam Ediyor


En Son Okur Yorumları
İşte MHP'nin Başkanlık İçin Aday Adayları
İşte MHP'nin Başkanlık İçin Aday Adayları
TIR'ın Çarptığı Kadın Hayatını Kaybetti
Ali Osman Sertbaş Tutuklandı !
İşte MHP'nin Başkanlık İçin Aday Adayları
Ekmekte Rekabet Ucuzluk Getirdi
İşte MHP'nin Başkanlık İçin Aday Adayları
Ali Osman Sertbaş Tutuklandı !
Erzincan'da Altın Aramaları Devam Ediyor
İşte MHP'nin Başkanlık İçin Aday Adayları
İhsan ÜNLÜ

ALEVİLİKTE KUTLU DOĞUM


Kutlu doğum deyince, sıradan bir doğum değil, âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili peygamberimizin doğumu akla gelir. Diyanet İşleri Başkanlığı, konunun önemine dikkat çekmek için, Hz. Peygamberin doğduğu gün olan 20 nisanı içine alan haftayı, kutlu doğum haftası olarak ilan etmiş ve bu hafta çeşitli etkinliklerle kutlanagelmiştir. Sevgili peygamberimizi anmak ve anlamak, elbette bir haftaya sığdırılamayacak kadar derinlik ve zaman isteyen bir konudur. Zamanlar ve mekanlar üstü (evrensel) bir misyon adına, mümtaz bir şahsiyette yaratılmış o mübarek insanın hayatını anlamaya, değil bir hafta, bir ömür yetmez. Ancak, onun kutlu doğumunu şanına yaraşır bir şekilde yâd etmek de her türlü övgüye layıktır. Zira onu yakından tanıyıp, getirdiği yüce prensipleri hayata pratize etme adına yapılan her türlü çaba, saygındır ve ibadet hükmündedir. 

Kıyamet alâmetlerinin bir bir zuhur ettiği, zulüm ve çirkefliğin her türlüsünün yapılarak insanlığın ayaklar altına alındığı bir dönemde, ahir zaman nebisi yetişmişti imdada. Yüz karası işler yaparak insanlığın yüzünü kızartan dünyaya, insanlığın yüz akı nihayet teşrif buyurmuşlardı. İnsanlığın karanlık ve buhranlı günler yaşadığı cahiliye çağına bir güneş gibi doğan insanlığın efendisinin velâdeti, ins-ü cin herkesi memnun ve mesrur etmiştir. Şairin deyimiyle, muhabbetten hasıl olan Muhammed’le en güzel muhabbet hasılaları teşekkül ettirilmiştir. Yazarlar ve edipler en güzel ifadeleri onun için kullanmışlar, onun gül cemaliyle kalemlerine değer katmışlardır. Şairler ve ozanlar en veciz ifadelerini onunla bulmuşlar ve onun aşkıyla yanıp tutuşarak ölümsüz eserler ortaya çıkarmışlardır. Onu konuşan en iyi hatip, onu yaşayan ve yaşatan en büyük âşık olmuştur. Bu meyanda çok harika mevlidler, miraçnâmeler, na’tlar, şiirler, nefesler ve deyişler yazılmış ve söylenmiştir.. 

Alevi kültüründe yaygın bir ifade olan; ‘Hak-Muhammed-Ali’ söylemi vardır. Buradaki Muhammed söylemi, nübüvveti temsil eden Allah’ın elçisi Hz. Muhammed’dir. O, veliler sultanı Hz. Ali’nin amcazadesi, kayınpederi, mürşidi ve mürebbisidir. Ehl-i Beyt’in anası, kendisinden bir nur parçası ve biricik kızı Fatıma’nın babasıdır. Cennet gençlerinin efendileri, ciğerpare torunları Hasan ile Hüseyin’in dedeleridir. Alevi anlayışta Hz. Muhammed, diğer bütün peygamberlerden daha faziletli olarak görülür; çünkü onda hem velayet nuru, hem de nübüvvet nuru mevcuttur. Onunla sona ermiş olan nübüvvet misyonu, Hz. Ali ile velayet şeklinde devam etmiştir. 

Cem törenlerinde yapılan ritüeller arasındaki bölümlerden biri de miraç bölümüdür. Bu bölümde Hz. Peygamberin miraca çıkışı anlatılır ve dönüşte uğradığı kırklar meclisinden söz edilir. Yine bu esnada miraçlama okunurken, ‘Muhammed ayağa kalktı’ denildiğinde, cemaat ayağa kalkar ve kıyama durur. ‘Eğiliben secde kıldı’ denildiğinde rükuya durulur ve oturunca secde yapılır. Ayrıca Hz. Peygambere bol bol salavat getirilir. Alevi-Bektaşi şiir ve nefeslerinde, Hz. Muhammed için duyulan derin ve samimi muhabbet dikkati çeker. Şiirlerde kainatın yaratılış sebebinin O olduğuna vurgu yapılarak şanı yüceltilmiştir.
Muhammed diridir ölmez
Taze güldür hergiz solmaz
Ani seven gafil olmaz
Gel Muhammed’i bulalım. 

İmam Ali Buyruğu’nda Hz. Muhammed’in Peygamberliği hakkında şu ifadeler geçmektedir: “Allah, Muhammed’i -Allah’ın salâtı O’na ve soyuna olsun- kıyâmete delil, Cennet’e müjdeci, azabtan korkutucu olarak gönderdi.” Şifâ veren öğütle, halkı düzene sokacak bir da’vetle gönderdi. İslâm’dan başka bir din arayanların kötülüğü meydandadır. Onun kutluluk bağları kopar, başaşağı düşer.” “İslâm, direkleri sağlam, yapısı yüce, nûru aydınlatıcı, kudreti üstün bir dindir.”
Şeyh Safî Buyruğu’nda, Hz. Muhammed hakkında şu ifadeler yer almaktadır.
“Yüz yirmi dört bin Nebi’ye Muhammed oldu ser,
Üç yüz on üç mürseller içinde oldurur server,
Yüz yirmi dört velînin evrendesidir ol Şah,
Nice mürseller eşiğinde afitâb çeker.”
O, bütün nebîlerin ve velîlerin başıdır. Bir Alevi-Bektâşî için, üstün niteliklere sâhip bir Peygamber’e ümmet olmak, övünç kaynağıdır. Hz. Peygamber’e duyulan bu coşku, dilden dile gönülden gönüle akmıştır. Hoca Ahmet Yesevi’den Yunus Emre’ye; Pir Sultan Abdal’dan Aşık Veysel’e kadar kadar pek çok ozanın en güzel konusu, hep O olmuştur. Vîrânî, Hz. Peygamber’e duyduğu sevgi ve bağlılığı şöyle ifade etmektedir:
“İki âlemde sultandır Muhammed,
Habîb-i nûr-u Rahman’dır Muhammed,
Muhammed’dir şefî’i mü’minânın,
Usûl-ü dîn ü îmandır Muhammed,

Muhammed’den ümîdin kesme dâim,
Cemi’i derde dermandır Muhammed,
Muhammed âlini kim sevmez ise,
Onlara külli düşmandır Muhammed.”
Niyâzî Mısrî, Hz. Peygamber hakkındaki düşüncesini bir benzetmeyle ifade eder; insanlığı bir ağaca, diğer varlıkları yapraklara, Peygamberleri meyvelere, Hz. Muhammed’i ise ağacın tohumuna benzetmektedir:
“Cihan bağında insan bir şecerdir gayriler yaprak,
Nebîler meyvadır sen zübdesin yâ Rasûlallah. 

Âşık Paşa yı Velî’ye göre; bütün Peygamberlerin aslı, Hz. Muhammed’dir. Bütün velîlerin çerağlarını tutuşturan, Yaratıcı ile yaratılmış arasındaki nişan, O’dur. O, âlemlere Rahmet’tir. Bu Rahmet günden güne artmaktadır. Hz. Muhammed’e uyan, ebedî mutluluğa erişecektir. Hz. Peygamber, insanlara Allah’ın hükümlerini bildirmiştir. Halkın iyisini ve kötüsünü birbirinden ayırmıştır. Mü’minleri kâfirlerden ayırarak, İslâm binasını yapmıştır. Mü’minlere îmanı öğretip, Hakk’ın yolunu göstermiştir. 

Hz. Peygamber, kaynaklarda sadece duygusal yönden konu edilmemiş, aynı zamanda onun örnek şahsiyeti anlatılarak model alınmasına çalışılmıştır. Örneğin Veli Baba Menakıbnamesinde Hz. Peygamberin daha çok insani ilişkileri ve ahlaki faziletleri üzerinde durmuştur. Böylece insanların, onun yüksek ahlakını benimseyerek olgun birer mümin olmalarına gayret edilmiştir. Veli Baba’ya göre Resulullaha bağlılık, zâhirî ve bâtınî olmak üzere iki kısımdır. Zâhirî bağlılık, farzları yerine getirmek, haramlardan ve mekruhlardan kaçınmaktır. Muhammed ahlâkı ile ahlâklanıp, kulluğun gereklerini yerine getirmek ve dünyevî isteklerden vazgeçmektir. Bâtınî bağlılık ise, Allah’ın nimetlerini tefekkür etmek, Allah Teâlâ’ya aşk ve muhabbet duyup O’na kavuşmayı istemektir Kaygusuz Abdal’a göre Allah, bu âlemi yaratmadan önce Hz. Muhammed’in nûrunu yaratmış, cümle âlemi de Muhammed Mustafa’nın nûrundan yaratmıştır. 

Pîr Sultan Abdal, Hz. Muhammed’in Peygamberliğini îlan edip ona salavât getirmenin gerekliliğini dile getirmektedir. Yâ Muhammed sana imdâda geldim” redifli şiirinde:
Muhammed’dir gönlümüzün aynası
Salavât verenin nûr olsun sesi
On sekiz bin âlemin Mustafâ’sı
Ya Muhammed sana imdâda geldim.

Kâ’benin yapısı bina yapısı
Îman etse âsîlerin hepisi
Beş vakit okunur Âyetü’l-kürsî
Yâ Muhammed sana imdâda geldim.
diyerek ona duyduğu özlemi anlatır.
Alevi kültüründe çok sevilen ve benimsenen Yunus Emre ise Hz. Peygamberi şöyle anlatır:
Çalap nurdan yaratmış canını Muhammed’ün,
Aleme rahmet saçmış adını Muhammed’ün.

Işkın ile aşıklar yansun ya Resulallah,
İçip ışkın şarabın kansun ya Resulalallah.

Yirün göğün safası Mustafa’dur,
Kamu ahdün vefası Mustafa’dur.
Yedi ulu ozandan biri kabul edilen Nesimi’nin sözleriyle son verelim:
Eğer sual eder isen sırrımdan,
Cümlemizi var eyledi varından,
Hak yarattı Muhammed’i nurundan,
Kandille balkıyan nurdan gelürem.

Habib’i nurundan yarattı Hüdam,
Salavat veririm ruhuna müdam,
Cennetten sürüldü dünyaya Adem,
Rıdvan’ın açtığı şardan gelürem.

Cebrail çerağın alır destine,
Seyretmeğe gider dostun iline,
Hak nurdan merdiven kurmuş yoluna,
Resul’ün kurduğu yoldan gelürem.


Yararlanılan Kaynaklar:

1- İmam Cafer-i Sadık Buyruğu, Can yay.
2- Nehc’ül Belaga, Hz. Ali, haz. Abdülbaki Gölpınarlı, Der yay.
3- Yaygın Din Eğitimi Açısından Bektaşilik, Osman Eğri, Horasan yay.
4- Kültürel Kaynaklarına Göre Alevilik, İlyas Üzüm, Horasan yay.
5- Alevi-Bektaşi Nefeslerinde Dini Muhteva, Mahmut Bozçalı, Horasan yay.
6- Anadolu Aleviliği, Harun Yıldız, araştırma yay.
7- Aşk-ı Muhabbet, Ali Rıza Uğurlu
8- Alevi-Bektaşi Kültürüne Bakışlar, Hüseyin Özcan, Horasan yay.
9- Pir Sultan Abdal, Abdülbaki Gölpınarlı, Der yay.

  
İhsan ÜNLÜ
ihsan66@gmail.com

Yazının Yayın Tarihi: 2 Mayıs 2008 Cuma

Bu köşe yazısı 284 defa okundu. Toplam 1056 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Pdf Formatı Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder


[ Geri Dön: İhsan ÜNLÜ ] - [ Yazarlar İndeksi ]

24 Saat Erzincan 24 Saat Haber

Erzincan24.com l Yasal Uyarı l E-mail | Künye | Reklam |  © 2002-2008 Tüm Hakları Saklıdır.

Tel:
+90 536 860 91 09 | Destek MSN: bilgi@erzincan24.com
Yazılım ve Sistem Yönetimi: B-G Bilişim

Site Besleme RSS