
KÜLTÜR PARKI DEĞİL, KÜLTÜR FARKI
Bana göre kültür, bir milletin değerler bütünüdür,
sanırım klasik giriş cümlesine muazzam bir örnek oldu bu cümle.
Türk Dil Kurumu’na göre ise kültür; “
1 . Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin:
"Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir."- E. İ. Benice.
2 . Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü.
Yazımın bu kısmına kadar kültür hakkında akademik ve genel birkaç bilgi vermek istedim. Gel gelelim benim esas anlatacaklarıma. Kültür zengini miyiz? Kültür seviyemiz ne durumda? Özellikle Erzincan’da sosyal – kültürel alanda potansiyelimiz nasıl?
Kültürü oluşturan birçok değer vardır. Dil gibi, örf gibi, sanat gibi, dini inançlar gibi v.s.
Gelin, sanatsal anlamda durumumuzu inceleyelim.
Malum doğu bölgesindeyiz. Erzincan özellikle sanatsal etkinlikler konusunda zaten çok zengin değil ancak ne var ki düzenlenen az sayıdaki tiyatro, konser gib etkinliklere de halkın katılımı yok. İnsanımız yaşayış tarzı ve düşünce biçimi olarak sanatla pek ilgili değil. Bunu ben şahsen çekinmeden itiraf edebiliyorum.
Erzincan’ın kültürel, sanatsal yönden çok zengin olmayan yelpazesi, bizzat bu şehirde yaşayan insanlar tarafından zedeleniyor.
“Erzincan’da hiç sosyal kültürel etkinlik yok. Gidecek tiyatro, konser bulamıyoruz.” diyen insanlara sesleniyorum, siz ne yapıyorsunuz da ne istiyorsunuz?
Hele ki öğrenciler beni çileden çıkarıyor. Her fırsatta Erzincan’ı eleştiriyorlar. Haliyle onlarda kültürel ve sanatsal organizelerin azlığından şikayet ediyorlar. Ancak ne var ki ne bir gün bir tiyatroya, ne de konsere, geceye gittiklerini göremezsiniz. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Yanlış mı kullandım değimi acaba? Neyse en iyisi konunun dışına çıkmadan olayı bağlayalım.
Başımdan geçen ve çok tuhafıma giden bir olayı anlatmadan geçemeyeceğim. Geçtiğimiz ay Erzincan’da bir gece düzenlenmişti. Şiir ve Türk Sanat Müziği üzerine güzel bir geceydi.
Geceyi düzenleyen arkadaşlar da sağ olsunlar bana birkaç davetiye gönderdiler. Davetiyelerden 2-3 tanesini bir arkadaşıma verdim. Birkaç tane de kendime ayırdım çünkü ailemle geceye kesinlikle gitmeyi düşünüyorduk. Zaten davetiyeler ücretsizdi. Akşam olmuştu ve işyerinden çıkmak üzereydik. Bir ziyaret için işyerinde bulunan iki kişiye davetiye vermek istedim. Kibarca reddettiler. Biz böyle şeylere gitmeyiz dediler. Anlamayız dediler. İşte bu memleketimin tablosuydu. Mesaj gayet açık sanırım.
M. Beşir BUYRUK mbesir24@hotmail.com
Yazının Yayın Tarihi: 3 Nisan 2008 Perşembe Bu köşe yazısı 1149 defa okundu. Toplam 350 kelime
Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Arkadaşına Gönder
[ Geri Dön: M. Beşir BUYRUK ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|