
NEVRUZLA YENİDEN BAŞLAMAK
‘Yeni gün’ anlamına gelen ve yüzyıllar ötesinden Türkler ve İranlıların bayram coşkusuyla kutlaya geldikleri bir Nevruza daha erişmiş bulunuyoruz. İranlılara takvim başlangıcı da olan ve baharı müjdeleyen bu coşkulu günün neşvesi bize de intikal etmiş; tarihi süreç içersinde halkların kardeşliği ve dayanışmasını da pekiştirecek bir tarzda bayram coşkusuyla karşılanmıştır.
Ancak ne hazindir bugün, birilerinin kötü emelleri ve hain planlarıyla bu coşku yerini hüsran ve mateme dönüştürmektedir. Yüzyıllardır hep birlikte kutladığımız bu güzel gün, birilerinin özel bir günü gibi ideolojik gövde gösterilerine alet edilmektedir.
İdeoloji ve fikirlerin şiddet ve teröre yansıdığı bu tür yaklaşımları elbette hiçbir aklıselim kabul etmemekle birlikte, bu kutlamaları o tür eylemlere dönüştürecek kozları vermemek lazım. Nevruz kutlamalarına bazı yerlerde izin verilmemesini anlayamıyorum. Böyle yapıldığı zaman, izinsiz gösterilerle insanlar provokaye açık hale getirilmez mi acaba diye düşünüyorum. Bırakalım insanlar diledikleri gibi kutlasınlar, diyesim geliyor. Çünkü, yasaklar her zaman yasak konulan insanları cezp eder, onları bir şekilde tazyik edip harekete geçirir…
Biliyorum, terörün ve şiddetin mantığı yok. Bu işin içinde olanlara sözümüzün ulaşmayacağı meydandadır. Ancak, onlara alet olan saf, masum insanıma yanıyorum. Takdir-i İlahi Kürt kökenli olan bazı kardeşlerimiz de bilerek veya bilmeyerek bu tür oyunlara gelebiliyor. Bu halleriyle aslında bindikleri dalı kestiklerinin farkına bir varabilseler, bütün oyunlar bozulacak.
Bu kadim milletin ve medeniyetin başına her zaman oyunlar oynandı ve oynanacak. Hainler bu oyunları fütursuzca yaparken, aklıselim insanların cesaret ve ferasetle ne yaptığı önemli artık.
Gelin, bu nevruz terör ve gözyaşının bittiği, barış ve kardeşliğin tesis edildiği yeni bir gün olsun.
Nevruzlar, eskiden olduğu gibi her kesimin hep birlikte kutladığı bayram şölenlerine dönüşsün.
Nevruz, aynı zamanda değişimin, dönüşümün habercisidir. Bu nevruzda, kendimizi müspet yönde değiştirmeye, yenilemeye söz verelim ve bir yerden başlayalım artık.
Mevlana hazretlerinin dediği gibi, geçen gün geçmiştir artık yeni gün başlarken yeni şeyler söylemek lazım. Yunus’un, ‘her gün yeniden doğarız, bizden kim usanası’ ifadesinde yerini bulan, yeniliklere, dostluk ve kardeşliklere yelken açmanın vakti şimdi.
Yine bir mütefekkirimizin ifadesiyle; eski hal muhal (imkansız); ya yeni hal veya izmihlal(yok oluş)
Aynı gemide yüzyıllardır kardeşçe yolculuk yapan insanlar nice badireler ve alaboralar atlatarak bugünlere geldi. Allah’ın izni ve insanımızın basiretiyle inşallah bu badireler de atlatılacaktır. Yeter ki biz sıkı duralım. Birbirimize sahip çıkalım.
Peki çözüm nedir? Çözümün sadece operasyonel tedbirler olmadığı görüldü. Bunun yanında mutlaka, ekonomik, sosyal ve kültürel önlemlerin alınması lazım.
Değişimi sadece fiziksel olarak algılamak da doğru değil. Tabir yerindeyse, herkes dünyayı değiştirmeye çalışıyor ama hiç kimse kendini değiştirmek için çaba sarfetmiyor. Artık bir zihniyet değişimi de şart gözüküyor. Her şeyden önce birbirimizin kimlik ve değerlerine, kabul ve anlayışlarına empati ile bakmamız gerekiyor.
Değişim derken elbette kimsenin kendi özünü değiştirmesini kastetmiyoruz. Kendi özümüzü koruyarak, farklılık ve yeniliklere de açık olan bir değişimden söz ediyoruz. Bununla ilgili güzel bir halk hikayesi vardır:
“Karga, ağacın başında etrafını seyrederken, gözü kekliğe takılmış. Keklik, yan yan yürüyerek, gezinti yaparken, karga imrenmiş ve aşağı inip, keklik yürüyüşünü yapmaya çalışmış.
Derken bir gün karga bu defa serçeyi görmüş ve serçenin sekerek yürüyüşüne hayran kalmış. Bu defa sekerek yürümeye çalışmış. Bir keklik, bir serçe yürüyüşü derken; o gündür, bugündür, karga kendi asli yürüyüşünü unutmuş ve bir sekerek, bir yan yan giderek yürümeye başlamış.”
Kendi inancımıza, yaşam tarzımıza sahip çıkalım ama bizim dışımızda daha nice inanç ve kanaat sahibi olduğunu unutmayalım. Çözüm de sanırım, farklılıklarımızla birlikte bir arada yaşamaktan geçiyor değil mi ?
İhsan ÜNLÜ ihsan66@gmail.com
Yazının Yayın Tarihi: 25 Mart 2008 Salı Bu köşe yazısı 643 defa okundu. Toplam 532 kelime
Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Arkadaşına Gönder
[ Geri Dön: İhsan ÜNLÜ ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|