Son haftalarda, Türkiye’de bir hukuk savaşı var gibi. Özellikle iki kesim karşı kaşıya getiriliyor. İlk başta Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti'nin kapatılması için dava açtı. Bu dava ile tartışmalar başladı. İktidarda bulunan ve halkın yüzde 47’sinin oyunu alan partinin kapatılma davası ne kadar etik diye. Ama bir kesim varki bu davanın yapılması ve yargıya ve hukuka saygı gösterilmesi gerektiği belirtiliyordu. Herkes yargı karşısında eşittir bu Cumhurbaşkanı veya Başbakan olsa dahi. Tabi yargımız herkese eşit mesafede oluyor ve olması da gerekiyor. Taki bir hafta sonrasına kadar bir kesim bu şekilde yaygara koparıyordu.
Bir hafta sonra cuma günü Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek ile İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu gözaltına alındı sorguları yapıldı. İşte burada kıyamet koptu ve tahammülsüzlük başladı. Mitingler yapıldı, protestolar yapıldı ve gözaltına alınanların biran önce serbest bırakılması gerektiğini söylediler.
Düşünün İstanbul BARO başkanı bile hukuka güvenmediğinin bir göstergesi olan İlhan Selçuk’un serbest bırakılmasını istedi. Neden hukuk herkes için eşit değimliydi. 85 yaşında olan ve sadece bir gazete yazarı olan İlhan Selçuk için ayrı Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül için ayrı mı olması gerekiyor. Hukuka ve demokrasiye olan saygı inanış ortaya çıkmış oldu. Halkımız her şeyi sabırlı bir şekilde izliyor ve gereken cevabı sandık başında vereceği kesin.