
KİM AĞA, KİM PAŞA ?
Bazı değerler vardır ki parayla satın alınmaz. İnsanın ruhunda olan değerlerdir bunlar!
Allem etmeyle, kallem etmeyle, tehdit etmeyle, bağırmakla, çağırmakla, koynunda bir çuval parayla uyumakla olmaz! Zaten “Ben zenginim, şöhretliyim, yanlışsam bile benim dediğim olacak!” demekle hiçbir yere varılmaz. Aklını, kurnazlığını çok para kazanmak için kullananlar, bir gün öyle bir şamar yer ki, bunun nereden geldiğini anlayamaz bile. İşin en acı tarafı ise bu şamar yüce Allah’tan gelir. O’nu uzaklarda arayanlar da bilsin ki “O” hep yanımızda !
Çok paraya sahip olanlar hayatta mal (!) adına her şeye sahip olurlar ancak eğer o adamda şeref yoksa, haysiyet yoksa, dünyanın neresine giderse gitsin, kimse ona şeref satamaz. Haysiyet kazandıramaz! Edep satamaz. Başta da dedik ya bunlar insanın ruhundadır, ruhunda !
Allah hırslıya sükunet, akılsıza akıl, fakire sabır, zengine de şükür vermezse daha çok böyle yazılarda buluşuruz sevgili okurlarım. Bu yazıyı kısa ve güzel bir hikayeyle bitirelim en iyisi.
ÇARŞI PAZAR AĞALIĞI
Behlül Dana birgün Harun Reşid'den bir vazife istedi. Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verdi. Behlül hemen işe koyuldu. İlk olarak bir fırına gitti. Birkaç ekmek tarttı hepsi normal gramajından noksan geldi. Dönüp fırıncı ya sordu: "Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk-çocuğunla ağzının tadı var mı?" Adam her soruya olumsuz cevap verdi. Memnun olduğu bir şey yoktu. Behlül birşey demeden ayrıldı ve bir başka fırına geçti. Orada da birkaç ekmek tarttı ve gördü ki bütün ekmekler gramajından fazla geliyor, eksik gelmiyor. Aynı soruları bu fırının sahibine de sordu ve her soruya olumlu cevap aldı. Bundan sonra başka bir yere uğramadan doğru Harun Reşid'in huzuruna çıktı ve yeni bir vazife istedi. Harun Reşid, "Behlül daha demin vazife verdik sana ne çabuk bıktın?" dedi.
Behlül açıkladı:
- Efendimiz çarşı pazarın ağası varmış. Benden önce ekmekleri tartmış, vicdanları tartmış, buna göre herkes hesabını ödemiş, bana ihtiyaç kalmamış !!!
(Yazımda kimseyi hedef göstermiyorum. Anlayana…) Yazar: Faruk CANBABA Tarih: 20-11-19
|
|