
BİR VAR MISIN BİR YOK MUSUN?
Son aylarda bir yarışma telaşıdır aldı gidiyor. Hangi televizyon kanalını açarsan aç. Hepsinde aynı heyecan. Aynı yarışma arzusu !!
Neler oluyor bize. Nerden attılar bizi bu yarışma denizine?
Aslında bilgi yarışmaları fena da olmuyor hani. İnsanın ufku açılıyor. Bilgi hazinesi tazeleniyor. Bilenler keyif alıyor, bilmeyenler merak ediyor.
FATİH HOCA YOKUM DİYOOOR...
Ancak bir yarışma var ki başından beri hep şaşırtıyor beni. Müdavimleri var bu yarışmanın. İnsanlar 20'den geriye doğru sayıyor. Ve kutu açılıyor. Aman Allah'ım olamaz. Gitti 500 bin... İyi de neden hiç 500 bin kazanan olmuyor. Yarışmacılar 20'ye 30'la yetiniyor. 24 kutu var, üçünde 500 bin. Yani 500 bin kazanma şansı 24/3...
Bu az bir ihtimal de olsa umarım bir gün birine çıkar... Bu yarışmayla ilgili söylemeden geçemeyeveğim bir ayrıntı daha var. O da Euro 2008 öncesi Milli Takım burada yarıştı. Fatih Terim 300 bin YTL'lik teklifi kabul etti. Kutusundan 500 bin çıktı. Ancak ne varki Milli Takımımız 200 bin de kendisi ekleyerek bu parayı lösemili çocuklar yararına bağışladı. İşte bu çok anlamlıydı...
ŞANSA BAK YA...
Gel gelelim Ahmet Çakar'la Şansa Bak'a... Bir kere bu yarışma, yarışmaların gülü. Beni şahsen çok güldürüyor. Ahmet hocanın sıradışı tavırları hoşuma gidiyor.
Hele ki soruları bilemeyip te şansını deneyen yarışmacılara söylediği söz eminim herkesi gülümsetiyordur, "Ahmet Çakarla atış poligonuna hoşgeldiniz.."
Benim için insanlara ne kattığı önemli. Bir yarışmadan bir sorunun cevabını bile öğrenmek, küçük te olsa bir şey kazandırır insana. O sebepledir ki bilgi yarışmalarının cazibesi bitmez kanaatimce.
YAPIMCILAR MÜTHİŞ KAZANÇLI
Bu yarışmalardan elde edilen kazançların çok yüksek olduğu herkesçe bilinen bir gerçek. Sadece bir gecede kazandığını bir ayda dağıtmıyorlar. Maksadım eleştirmek ya da yermek değil. Sadece bilgi vermek. Uzun sözün kısası, ne kadar yarışırsa yarışsın, kazanan her zamanki gibi vatandaş olmuyor...
O zaman da vatandaş kendi kendine, sessiz sessiz, başlıyor yine bildiği aynı hikayeyi kandisine anlatmaya. Neymiş efendim o hikaye; bir var mısın bir yok musun ? ... Yazar: M. Beşir BUYRUK Tarih: 2008-06-24
|
|